29 Kasım 2009 Pazar

BİR BAYRAM + BİR ÖĞRETMENLER GÜNÜ VE BLOĞUMA ÖZLEM


Herkese MUTLU BAYRAMLAAAAAAAAR. Sevdiklerimizle birlikte nice güzel bayramlar geçirelim inşallah.
Tüm meslektaşlarımın da öğretmenler gününü kutlarım. Artık sosyal içerikli mesajlar vermek yerine kuru kutlama cümlesiyle geçiştirmek istiyorum. Her geçen sene şartlar biraz daha zorlaşıp, geri gidince ben de koptum artık ve akıntıya bıraktım kendimi... Hayırlısı...
Koskoca 4 ay olmuş canım bebeğim, göznurum bloğuma uğramayalı... Ne kadar da özlemişim. Aslında ihmal değil sadece uzun bir mola benimkisi. Yazın dershane tatil olur olmaz tekrar burada olacağım inşallah. Kısa bir öpüp koklaşmadan sonra çekileceğim tekrar asosyal olmuş hayatıma. Cumartesi-Pazar çalışmak ve herkesin çalıştığı günlerde tatil yapmak beni bitirdi. Çalışma koşullarının da He-man olmayı gerektirdiği bir döngüde asosyallik aslında bedenimin ihtiyacı ama neyaparsınki itiraz benim doğamda var......
Taaaa geçtiğimiz yazdan kalma "gezip gördüklerim" köşesiyle ve yepyeni tariflerle burada olacağım. Eserse kafama, uğrar atarım ortaya bir tarif... Tüm yorum yapan, yapmayan okuyucu arkadaşlarıma sonsuz teşekkürler
Sevgiyle kalın, Mutlu kalın................

20 Haziran 2009 Cumartesi

GARNİTÜRLÜ ENGİNAR (10.AY+)


Enginar zamanı geçti bile denebilir ben hala yayınlayacağım...

Artık kendi kendime sızlanmamaya karar verdim. Bundan sonra kafama göre takılıp. Canım hangi tarif derse onu yazacağım... :)

Enginar bizde pek severek yenilen bir sebze değil maalesef. Hatta ilk defa hamileliğim esnasında yedim diyebilirim. O da Metehan içindi. Sonra sonra mineral, kalsiyum açısından çok zengin olduğunu öğrenince kanım ısındı (kendimi telkin ediyorum ama daha çok tüketeceğim sözz :) )

Gelelim tarife. Limonuve portakal suyunu ne kadar bol kullanırsanız o kadar lezzetli olduğunu düşünüyorum.

MALZEMELER:

3 adet temizlenmiş enginar dilimi
1 su bardağı haşlanmış havuç dilimleri
1 su bardağı haşlanmış bezelye
1 su bardağı haşlanmış patates dilimleri
1 portakalın suyu
1/2 limonun suyu
dereotu
tuz

YAPILIŞI:

- Enginarları tencereye koyun ve üzerine portakal suyu ve limon suyunu dökün.
- Tuz ekleyin. Birazda su ilavesi ile yumuşayıncaya kadar pişirin.
- Servis tabağına alın ve hazırladığınız garnitürleri (havuç,patates, bezelye) enginar çanaklarının içine paylaştırın.
- Üzerini dereotu ile süsleyerdek servis yapın.
- Gördüğünüz gibi gayet basit. Afiyet olsun.
*** Ben 3 taneyi; ben, eşim ve oğlum için almıştım. Metehan bu şekilde yiyemediği için, onun porsiyonunu blendırda parçalayarak yedirmeye çalıştım. 2 kaşık 2 kaşıktır...

13 Haziran 2009 Cumartesi

"MY KITCHEN" AÇILIŞI


Sevgili arkadaşım Tuğba da marifetlerini daha geniş kitlelere yaymaya karar verip kadın girişimciliğini konuşturdu :)

Canımcım Beylikdüzü'nün en lezzetli ev yemeklerini yapıyor ve yarın da açılışı var. Arayıp tebrik ettim ve hayırlı işler diledim. Ben yarın kantinde olacağımdan maalesef Tuğba nın yanında olamayacağım. Allah işlerinizi yolunda götürsün "My Kitchen"...

Evlere ve işyerlerine servisleri var arkadaşlar. Bir telefon etmeniz yeterli.

ADRES : Cumhuriyet Mah. Derviş Eroğlu Cad. Bizimkent Blokları 194. Ada D.25 Blok Beylikdüzü/İstanbul
TEL: 212 872 33 73

08 Haziran 2009 Pazartesi

ÇİLEKLİ BOMBA KAHVALTI (1. YAŞ +)

MALZEMELER:

5- 6 adet yıkanıp püre haline getirilmiş çilek

12- 15 adet bebe bisküvisi

1 yemek kaşığı yıkanmış kuru siyah üzüm

1,5 kibrit kutusu beyaz peynir

1 tatlı kaşığı pekmez veya bal

1 yemek kaşığı dövülmüş ceviz içi

1 yumurta

1 çay bardağı ılık süt




YAPILIŞI:


- Süt hariç tüm malzemeleri bebeğinizin mama kabına alın.

- Sütü ılıtın ve mamanın üzerinde gezdirin.

- Son olarak parçalayıcı ile pürüzsüz hale getirin.




NOT : Daha yaşını doldurmamış bebekler için ;


- bisküvi sayısını azaltabilirsiniz

- 10. aydan altına ceviz kullanmayın, bebeğiniz sindirimde çok zorlanacaktır.

- süt yerine devam maması hazırlayıp kullanabilirsiniz.

- 10. aydan altına yalnızca yumurta sarısı kullanın.

- 1 yaş altına çilek kullanmayın. Bebeğinizin alerjisi olabilir. Yerine bir tana taze kayısı kullanabilirsiniz.




*** Metehan cığım ben kahvaltısını hazırlarken dayanamadı ve ekmeği kuru üzüme katık edip yedi :)
Bu hallerine bayılıyoruuuuuuum...

31 Mayıs 2009 Pazar

BALLI, YULAFLI SÜZME YOĞURT (10.AY)

Öncelikle başlıkta balı görüpte "aaaaaaaaa olmadı" demeyin hemen. Siz bala alternatif hemen üzüm veya dut pekmezini karıştırıverin yoğurda.

HALAMI ÖZEL YİYECEKLER DİYENLERE NOT: Tamam benim sıpa 20 kocaman ayı devirmiş olabilir ancak hala ona özel yiyecek yapmalarım devam ediyor. Hala katı yiyecekler yemiyor, pütürüklü herşeye karşı midesi 2 saniyede tepki verebiliyor olabilir ne yapayım? Nasılsa ömrü sürekli püre halindeki sıvı gıdaları tüketerek geçmeyecek değil mi!!!! O da bir gün mis gibi kızarmış köftenin güzelliğini fark edecek :) Sağlığı yerinde olsun da katı yiyecekler yerinde dursun değil mi...

Süzme yoğurdu annem İneboludan getirdi. Hazırlar gibi kesinlikle değil, lezzeti mükemmeldi. Her gittiğinde mutlaka yoğurt, tereyağ, tuzsuz lor ısmarlarım, bahçeden de ısırganlar, naneler ve bodanlar itinayla toplanıp getirilir.Bundan sonra Metehan'ın yoğurdunu gerektikçe "Kasımpaşa Kastamonu Pazarından" almaya karar verdik. Bakalım ne kadar süre bu karara uyacağız :)

Malzemeler:

3 çorba kaşığı süzme yoğurt

Ilık su (yoğurdu açmak için)

2 Çorba kaşığı yulaf ezmesi

1 tatlı kaşığı süzme bal (bal da İnebolu'dan) (1 yaş altı için kullanmayın ve dilerseniz pekmezi tercih edin)

1 çorba kaşığı yıkanıp süzülmüş siyah üzüm kurusu

1 orta boy muz


HAZIRLANIŞI:

Öncelikle biraz ılık su ile yoğurdu açın. Sonra tüm malzemeyi kaseye alın ve blendırdan geçirerek pürüzsüz hale getirin.

Eğer bebeğiniz yemekte zorlanmıyorsa parçalamadan, muzu biraz çatalla ezmek suretiyle malzemeleri karıştırırsanız çok daha iyi olur.
Dilerseniz içine birazcık ufalanmış ceviz de katabilirsiniz.

Afiyet olsun.
***Böyle hafif bir öğünden sonra siz de bizim gibi havanın güzelliğinden istifade şöööyle parklara doğru gidip koşturun ve MAA (kedi) ları kovalayın. Oğlumun burdaki pozu nazar bozu olsun artık :)
İyi haftalar...

23 Mayıs 2009 Cumartesi

LABNELİ MIHLAMA (10.AY +)

Herkese uzun bir aradan sonra merhaba. Gerçekten çok özlemişim yazmayı. Başlamadan önce anneler gününde güzel dileklerini ulaştıran tüm blok dostlarına teşekkür ederim ve geç de olsa tüm annelerimizin anneler gününü kutlarım.
Ayrıca geçtiğimiz hafta kaybettiğimiz Türkan Saylan hocamıza da Allah'tan rahmet diliyorum. Beklenen bir son olsa da böylesine kıymetli ve özellikle kızlarımız üzerinde emeği olan bir insanı kaybetmek çok üzücü. Abuk sabuk polemikler yaratanlara geçenlerde Ahmet Hakan'ın köşesinde yazdığı tek bir cümlenin suratlarına şamar olacağına inanıyorum;

Eğer küçük bir kız çocuğunu tacizle suçlanan Hüseyin Üzmez, öteki dünyada altından ırmaklar akan cennette ağırlanacaksa... Ömrünü küçük kız çocuklarının eğitimine adamış Türkan Saylan varsın o cennete gidemesin..."

Nur içinde yat Türkan Hoca, Allah inşallah bana da bir okul yaptırmayı nasip eder, o kadarına elveremezsem bir fen laboratuvarını yaptırmayı nasip etsin...

Gelelim uzuuuunca bir süredir arşivde bekleyen tarife. Daha önce de mıhlama tarifi vermiştim. Peynir varmıydı hatırlamıyorum, dönüp bakmaya da üşendim... İyisimi ben tarifi yenilemiş olayım.

MALZEMELER:

1 tatlı kaşığı tereyağ
3 tatlı kaşığı mısır unu
1 su bardağı süt
1 fiske tuz (1 yaş +)
3 çorba kaşığı labne peynir veya tuzsuz lor veya beyaz peynir

YAPILIŞI:

Tereyağı tavada eritin. Mısır ununu döküp çok az kavurun ve sütü azar azar ilave ederek topaklanmaması için çırpın.
Dilerseniz kıvamı koyu olarakta ocaktan alabilir sonradan süt ilave ederek daha kolay soğumasını da sağlayabilirsiniz. Ben öyle yapıyorum.
Ocaktan aldıktan sonra ılınmasını bekleyin ve peyniri ilave ederek karıştırın.
Afiyet olsun.
NOT: Bebeğiniz bu öğünden sonra uzunca bir süre açlık hissetmeyecektir. Haberiniz ola :)

22 Nisan 2009 Çarşamba

DOĞUM GÜNÜM


Zamansızlıktan bir türlü yazamadım. Doğum günüm geçeli neredeyse bir ay olacak. Olsun ben yinede şimdiymiş gibi davranayım bari masuscuktan canım.

Yeni yaşım bana bambaşka güzellikler getirdi. En önemlisi hayatımı tamamen değiştiren bambaşka bir işle ilgileniyorum. Öğretmenlik yapmazsam mutsuz olacağımı düşündüm hep yıllarca ve ısrarla daha güzel iş fırsatlarını teptim (şimdiden bahsetmiyorum, malum bir krizdir gidiyor). Şimdi gerçekten çok mutluyum, çünkü artık kendi işimin patronuyum. Güzel işler çıkartıyorum, güzel geri dönüşler alıyorum, en iyi olmak için didiniyorum. Kendimi seviyorum yauuuuu... ve kendi kendimin doğum gününü kutluyorum, daha da iyi bir yaş geçireceğime inanıyorum.

14 Nisan 2009 Salı

TULUMBA TATLISI


veeeee huzurlarınızda ev yapımı tulumba tatlısı. Nihayet yayınlamaya sıra geldi :)
Lezzeti, kıvamı tam yerinde oluyor. Dışarıda satılanlar gibi ağdalı bir şurubu olmadığı için şekerleme gibi lup lup gidiveriyor valla.
Tarifi ise HANIMELİ' inde..
Afiyetler olsun.

26 Mart 2009 Perşembe

NERELERDEYİM BEN???







Uzun bir aradan sonra tekrar herkese merhaba. Gerçekten özlemişim ama bu sefer tarifle dönmedim. 3 haftaya yakın süredir artık evde değilim gibi bir şey. Bunun 1 haftası Kosgeb eğitimleri ile geçti. Evet projem kabul gördü ve kredi alabilmek için Unicon un girişimcilik seminerleri ve danışmanlığı ışığında çalışıyorum. Kurulacak iş yerim için İş planı hazırlıyorum!!! Ne zor işmiş çok kapsamlı gerçekten ama bir yandan da böyle bir fizibilite çalışması yaparak hazırlıklı olarak işe girişecek olmam sevindirici.

Gelelim geçtiğimiz 2 haftaya. Artık çalışıyorum :)) Bilge Adam Taksim şubesinin kafeterya işletmeciliğini yüklendim. Evde yaptığım lezzetleri ve sandviçleri öğrencilerle paylaşıyorum.

İlk zamanlarda ne kadar hamlanmış olduğum çıktı ortaya. Sabahın kör vakti kalkıp poğaça mayalamak v.s. üstelik akşam 20.30 lara kadar çalışmak, eve gelip bir de ertesi güne pasta, börek hazırlamak beni dağıttı diyebilirim. Bünyem ancak ancak alışıyor. Tabii bir de METEHAN faktörü varki o daha da fena. İlk başlarda hiç kabullenemedi, birden bire yemek yemeği kesti. Her zaman alışkın olduğu anneanne, babaanne bakımlarına olmadık yaramazlıklarla isyan etti ama yavaş yavaş alışıyor sanırım. Geçen sabah bizi ilk defa el sallayarak uğurladı. Oğlum benim, çok özlüyorum onu :( Eve gidince de bütün vaktimi yatırana kadar ona ayırmaya çalışıyorum. Bir de paşama pedallı bir motorsiklet aldım oynasın güzel havalarda dışarda takılsın diye(yağmur bir izin verirde, güneş şöööyle azıcık kafasını uzatırsa tabii), Kendi kendimi mi avutuyorum yoksa oğlumumu bilmiyorum???

Yaptığım tarifleri yayınlamaya
http://www.hanimelipasta.com/ adresinden devam edeceğim. Tabii ilk gözağrım "bebek yemeklerini" bırakmak yok ama artık fotoğrafsız olarak devam edebilirim. Ne zamandır yazılmayı bekleyen bir kaç tarif var, onlardan sonra artık tarifler fotoğrafsız gelebilir şimdiden affınıza sığındım gitti.
Sevgiyle kalın...

07 Mart 2009 Cumartesi

%100 DOĞAL PATATESLİ BUĞDAY EKMEĞİ

Bu tarife %100 doğal demek çok doğru gerçekten de içerisinde hiç bir katkı maddesi yok. Tuz olarak deniz tuzu, şeker yerine de pekmez kullanıyoruz. Un ise tam buğday unu olacak.

Ekmeğinizde patates kullanmanız ise ekmeğin uzun süre bayatlamadan kalmasını sağlıyor.

Uzun süredir evde ekmek yapmak istiyordum. Nedendir bilinmez "ekmek yapma makinaları" na karşı bir gıcığım var (evde koyacak yerim yok ya gıcığım işte:). "Aslan Fırınım Ekmek Yapma Makinasına Karşı" diyerek kolları sıvadım, süper de bir ekmek çıktı ortaya. İlk denemeyi geçtiğimiz pazar günü yapmıştım.
Tam 5 gün en ufak bir bayatlama ve küflenme olmadan (ilk defa sıfır ziyansız olarak) bir ekmeği tükettik diyebilirim. Dün de yeniden mayaladım. İkinci denememde içine birazda beyaz un karıştırdım. O da gayet güzel oldu.Sadece tam buğday unuyla ekmeği yapınca bayağı esmer bir ekmeğiniz oluyor ve beyler tarafından ilk başta light mış gibi algılanıyor :) Sırada nohut mayalı ekmek olacak. Beni bakleyin anacımm...

Tarifi ise
HANIMELİ' nde